tuanaaydin 3 Takipçi | 0 Takip

İngilizce Türkçe Günlük Konuşmalar

2009-03-02 08:24:00

SelamHi 
MerhabaHello 
MerhabaHowdy  
HeyHey  
SelamYo 
Hatır Sorma
NasılSın?How Are you? 
Nasıl Gidiyor?How's it going?
Ne var ne yok?How is everything?
Ne alemdesin?How've you been?
Ne oluyor?What's up?
Ne haber?What's new?
Neler yapıyorsun?What have you been up to?
Vaziyetler Nasıl?How you been?
Vaziyetler Nasıl?How's tricks?
Günün Belirli Vakitlerinde Selamlar
GünaydınGood Morning
GünaydınMorning
Bu sabah nasılsın?How are you this bright morning?
TünaydınGood Afternoon
iyi AkşamlarGood evening?
iyi AkşamlarEvening 
Uzun Zaman Görülmeyen Birinin Selamlama
Yıllardır seni görmüyorumI haven't seen you in years 
Uzun zamandır görüşemiyoruzLong time no see
Coktandır seni görmüyorumI Haven't seen you in an age  
Uzun zamandir seni göremiyorumI Haven't Seen you in a month of Sundays 
Biriyle Karşılaşınca şaşkınlık Belirtme
Seni burada görmek ne süprizWhat a surprise to meet you here
Seni burda görecegime dünyada inanmazdımFancy Meeting you here  
Seni burda görmek hayalimden gecmezdiImagine meeting you here 
Senin bu semtte ne işin var?What are you doing in this neck of the woods?
Ne haltlar karıştırıyorsunWhat have you been up to?
Okulda olman gerekmezmi?Shouldn't you be in Scholl?
işte olman gerekmezmi?Shouldn't you be in work? 
iyi misin?You been keeping cool?
Birini Selamladıktan sonraAfter you have greeted someone
Galiba çok sık karşılaşıyoruzWe Seem to keep running into each other
dAha önce tanışmamış mıydık?Haven't we met before?
Bu şekilde buluşmaktan vazgecmeliyizWe have to stop meeting like this
Geçen hafta partide tanışmamış mıydık?Didn't we meet at that party last week?
Özür dilerim.İsminizi unuttumI'm sorry;I've forgetten you name 
Seni aramayı düşünüyordumI've been meaning to call you
Sağlık ve Mutluluğunu belirtmeExpressing your state of health and happiness
iyiyimFine
canavar gibiyimI'm Cool
bomba gibiyimKeeping cool
turp gibiyimFine and dandy
cok iyiyimGreat
bundan daha iyi olamamCouldn't be better
Çok mutluyumHappy as a clam
Fena degilOkay
Allaha Şükür bir yaramazlık yokI have nothing to complain about
Nasıl Olduğunu SöylemeOlumlu-Telling how you have been doing positive
MeşgulumKeeping busy
Ugraşiyoruz işteKeeping myself busy
Bir sıkıntım yokKeeping out of trouble
Bir yaramazlık yokBeen up to no good
Derdim tasam yokBeen keeping my nose clean
Geçinip gidiyoruzGetting by
Orta şekerFair to middling
Şöyle böyleSo-So
UğraşıyoruzPlugging along
bunada şükürCould be worse
Sürünüyoruz(Just)Muddling through
Hep AynıSame as always
Her zamanki gibiSame as usual
iyi değilimNot Good
Pek iyi degilimNot too good
hic iyi degilimNone too good
Keyifsiz gibiyimKind of crummmy
rahatsızımI've been under the weather
Meşgül Olduğunu Belirtme
MeşgülümI'm busy
işim başımdan aşkınI'm swamped
kafamı kaşıcak vaktim yokI don't have time to tnihk  
Nefes alıcak vaktim yokI don't have time to breathe
Bir Arkadaşı Bir şey icmeye davet etmeInviting A friend for a drink or coffe
Kahve İçmek için vaktin var mı?Do you have time for coffee?
Bir Fincan kahveye Ne dersin?How about a cup of coffe?
Gidip Kahve içilim.Vaktin var mı?Let's go get coffe.Do you have any time?
Hadi bira içelimLet's go for a beer
Hadi bir şeyler içelim.Let's go for a drink
TanıştırmalarINTRODUCTIONS
Arkadaşım Turkp0wer ile tanışmanı istiyorumI'd Like you to meet my friend Turkp0wer
Bu Arkadaşım Turkp0werThis is my friend Turkp0wer
Turkp0wer, Semih ile tanıştın mı?Turkp0wer have you met semih
Turkp0wer Semih'i tanıyor musun?Turkp0wer do you know semih?
Siz ikiniz birbirinizi tanıyor musunuz?Do you two know each other?
Tanıştınız mı?Have you met?
Sizi tanıştırdılar mı?Have you two been introduced?
Turp0wer,Semih sana sözünü ettiğim kişiTurkp0wer,Semih is the guy I was telling you abount
İkinizin çok ortak yanları varYou two have a lot in common
Birisiyle Tanıştırılınca
Tanıştıgımıza SevindimNice to meet you
Sizinle tanışmak ne kadar sevindiriciHow nice to meet you
Sizinle tanışmak büyük zevkWhat a pleasure to meet you
Tanıştıgımıza Memnun oldumI'm happy to meet you
Memnun oldumCharmed 
Birisiyle Tanıştırıldıktan Sonra
Sizin hakkınızda cok şey duydumI've heard so much about you
Demek en sonunda yüz yüze tanıştıkSo we finally meet face-to-face
Bir Şey Bozulunca
bozukIt's out of order(service,kilter,whack)
bozukIt's dead
Beni görünce bozulduIt died on me 
TamirdeIt's in the shop
bozulduIt up and died
Bir Şey Kırılınca
KırıldıIt's Broke
ÇalışmıyorIt doesn't work
bozukIt's on the fritz(blink)
Bu şey işe yaramazThis thing is really screwed up
Sabır Taşınca
Daha ne olsun?Now what?
Yeter ArtıkThat's the last straw
YettiI've had it
bu bardağı taşıran son damlaThat's the straw broke the camel's back
Yemek Hakkında Sorma
Ne zaman yiyoruz?When do we eat?
Yemek olarak ne var?What's to eat? 
Yemekte ne var?What's for supper?
Ne yiyoruz?What are we having?
Yemeği Bildirme
Yemek hazır sayılırDinner's almost ready
Yemek neredeyse hazırIt's almost done
Yemek vaktiTime to eat
Yemek hazırSoup's on 
Mutfakta Çocuğa Söylenen Sözler
Tezgahta oturmaDon't sit on the counter
Dikkat et,SıcakWatch out;it's hot
Sofrayı Kurar mısın?Would you set the table?
Ona dokunma! Sıcak olabilir. Don’t touch it! It may be hot.- 
Git babana söyle yemek hazırGo tell your father supper's ready
Herkezi Yemeğe çağırCall the family to dinner
Çocuklara Sofra adabı öğretme
Dirseklerini masaya koymaDon't put your elbows on the table
Ağzın doluyken KonuşmaDon't talk with your mounth full
Ağzını SilWipe your mounth
Peçetini kucağına koyPut your napkin on you lap
Bulaşık Yıkama
Tabaklarınızı lavaboya koyunPlease put your dishes in the sink
Bulaşık yıkama sırası sendeIt's your turn to do the dishes
Ben yıkıyayım sen de kurularsınI'II wash and you dry
Sofradan Erken Kalkmak İçin ricada bulunma
Ben Kalkabilir miyim?May I please leave the table?
Sizden Müsade isteyeceğim.I'II have to excuse myself
Çocuklara Yemeğini bitirmeyi Emretme
Yemeğini bitirFinish your dinner
Tabağını temizlemen lazımYou Have to clean up your plate
Yemeğini yemezsen tatlı yiyemezzsinIf you don't eat your dinner,you won't get any dessert
Afrikada acLıktan ölen cocuklar varThere are starving children in Africa
Diğer
kolay gelsin take it easy
sana ne! that`s none of your business
çok yaşagod bless you
sen de gör! and the same to you
gül güle kullan,hayırlı olsunCongratulations./May it go well.
gecmis olsunGet well soon
Afiyet olsun Good appetite
ilgilenmiyorumI`m not interested 
bananeSo What 
bakar misiniz? Excuse Me ?
naberwhaddup(what up?)
naberwhats chrome? ..wassup?.. whats new? 
naber la napıyon?whats crackin'?=whats cranking?=What are you up to?
n'berwhats up 
ne iyi ne kotunot so good, not so bad 
soyle boyle, ehh isteso so
rahat modda takılmakchillin
...var mi? Is there a restaurant here? /  Do you have a lighter?
Cay icmek istermisin?Do you want to drink a tea?
Cay icmek istermiydiniz?Would you like to drink a tea? 
Bu kagidi alabilirmiyim?Can I have this paper? /  May I have this paper?
bu aradaby the way
hava çok soğuk olduğu zamanfuc.in cold 
bitti mi yaptin mi anlamındadone? 
nasil gidiyor?How is it going 
ne ediyon!?what are you doing 
iyi gidiyori am doing good 
cok güzel anlamindaPretty good 
den dolayı,yüzündendue to/becouse of
Bana şans dilewish me luck / keep your fingers crossed
baska secenek yok!there is no other way!
hım,bi bakalimlet me have a look
ne kadar surer? how long will it take? 
gelmen ne kadar surerhow long will you be? 
Kendini bana öldürtme, dövdürtme!Dont make me hit you /beat you/kill you 
Derslere cok calisan,inekHe is a nerd  
bu sacmalikthis is bullshit! 
birsey diyecemlet me say something 
dogruyu soyle!tell the truth 
duydun mu?you hear that 
ne kadar iyi olabilir ki !?how nice can that be 
sozunu tut!keep your promise! 
affetforgive me 
oynama -argoda el-kol sakalasmasi dont fool around
beni kucumseme!dont under-estimate me!  
sorumluluk al !take responsibility 
Birşey değilU re welcome = Not at all = No worries 
geçmiş olsunget well soon 
ne demek istediğimi anlatabiliyor muyum? Can you understand what i mean?
ne demek istediğimi anlatabiliyor muyum? Do u understand What im explaining to you?
 bu kadar kotu olmadont be so bad 
kimsem yoki have nobody 
ver onu bana dedim!i said, give me that 
inebilirmiyim lutfen -halk otobusunde can i get off, please 
nerede inecegimi soylermisinizcan you tell me when to get off ?  /  where do i get off
beni savunmalisinyou should defend me 
tarafff tutma!dont take sides 
derslerin nasilhows your studies 
benimle acik olcan you be open with me 
seninle acik konusmak istiyorumi wana be open with you 
fazla soze ne gerek!dont need to say much 
bu konudan sıkıldımim bored of this conversation 
bu mekandan sıkıldımim boared of this place 
o gidilecek en son yerthats the last place to go to 
gezmeye geldim burayaim here to doss 
söylediklerimi dikkate alpay attention to what i am saying 
anlatmam gereken gercekler vartheres some facts i need to explain 
biraz dinlenmelisintake some time off 
ara vertake a break 
sınırlarını asıyorsun!your going over your limits 
haddini bil!watch your boundaries 
bu aralar gerginimi am stressed out there days
son zamanlarda gerginimive been stressed lately 
benim sayemdethanks to me 
boyle olmasi gerekiyorrit has to be like this
birşey değil Not at all 
birşey değil No worries 
birşey değil Thats Ok 
birşey değil Thats Alright
birşey değil No Problem
birşey değil You're welcome
ne aptalca şey!: interjection (drag) what a drag! 
ne ayıp!: interjection (shame) what a shame! 
ne biçim: adjective some 
ne bileyim: phrase (aught) for aught i know 
ne bu hal!: interjection (sight) what a sight you are! 
ne cesaretle yaparsın!interjection (dare) how dare you! 

13131
0
0
Yorum Yaz